ZİYARETÇİ DEFTERİ     ÖYKÜ DEFTERİ     YAZAR GİRİŞİ     KÜNYE     İLETİŞİM  
YAZARLIK BAŞVURUSU
ZİYARETÇİ DEFTERİ
DEFTERE YAZ
MESAJLARI OKU

YAYIN İLKELERİ
YAZARLIK DERSLERİ
ANASAYFA
ATATÜRK’E DAİR
KARİKATÜRLER
FIKRA KÖŞESİ
ROPÖRTAJLAR
KİTAP
İLETİŞİM
KÜNYE
FOTO GALERİ

SON YAZILAR
DİYANET
ADAYSIZ SEÇİM
Acımasız İsrail Ve Gazze
YAVRUVATANIN ÖLÜMSÜZLERİ
ALTIN RENKLİ ROLS- ROYCE
Ben, Sen, O, Biz, Siz, Onlar
Ölüm Gerçeği
MAKALELER
Lice’de PKK Bayrağı
OTLAKÇI

SON ŞİİRLER
GÜLFEM
SEBEBİ SENSİN
Aklım
Bildigim seyler var, diyor.
VALS
AKILSIZ BAŞIM
Huri
YALAN
KÖZÜ KALDI
HAYATA KINA

SON FOTOĞRAFLAR
HAYAT
HİÇ ŞAŞIRMAYIN
HEDEFSİZ İNSAN
DÜNYAYI KİM YÖNETİYOR
AŞKIN RENGİ
SEN BÜYÜME ÇOCUK
BU ŞEHRİN DİLİ VAR
ÖZLEDİM
BAZI İNSANLAR VARDIR BÜYÜ GİBİDİRLER
PORTOFİNO

SON YORUMLAR
YAVRUVATANIN ÖLÜMSÜZLERİ
Yavru Vatan’ın ölümsüzlüklerini okurken, o başı di...
AŞKLARIN SAVAŞI
tarihi yazıyı hazırlayanlara teşekkürler...
YALNIZLIK KUCAKLAMASIN SENİ
yaaa! yazılarımı iyice incelemez isen kalırsın böy...
NAZIMI SEVMEK
Aslında ’Nazımı sevmek ibadettir’ diyeceksin ama d...
NAZIMI SEVMEK
Duygulu yüreği kutluyorum. Işıklar içinde yatsı...
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI BU GENÇLİK Mİ?
önceki yorumun devamıdır. ölünce başkalarını suçl...
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI BU GENÇLİK Mİ?
Müzik ve fizik-fen- dersleri kaldırılarak yetişe...
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI BU GENÇLİK Mİ?
Karşısındakini aşağılamayı ve küçümsemeyi yorum sa...
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI BU GENÇLİK Mİ?
Sayın Battal, Yazınıza ilişkin somut ve hukuki te...
GELECEĞİMİZİN TEMİNATI BU GENÇLİK Mİ?
Yakan yıkan gençlik değil hak arayan gençlik demek...

İSTATİSTİK

 
ZİYARETÇİ DEFTERİ

1541 KURTULUŞ/ 18/04/11 08:03 02/03/2012 10:55
İktidarın kendini gösteriş ve debdebe içinde dışa vurduğu, gücünü bu gösterişten aldığı eski siyasal sistemden mümkün olduğunca ve giderek artan bir şekilde görünmez hale geldiği modern siyaset sistemine geçiş, bir yandan iktidarı kişileştiren hükümdarın yerine, adsız kişiler tarafından kullanılan bir yönetim aygıtının yerleşmesiyle, diğer yandan da kamuya açık cezalandırmadan, gizli bir cezalandırmaya doğru olan bir hareketle belirlenmektedir.

Kendini öne çıkaran iktidar, bireyin oluşmasını engellemiştir; oysa karanlıklara çekilen modern iktidar herkesi bireyselleştirmek istemektedir; çünkü bireyselleştirmek, gözetim altında tutmak ve cezalandırmak, yani egemen olmak demektir.

Böylece modern iktidar çocuğu okulla, hastayı hastaneyle, deliyi tımarhaneyle, askeri orduyla, suçluyu hapishaneyle kuşatarak bireyselleştirmiş, kaydetmiş, sayısal hale getirmiş, egemen olmuştur.

Her kişi biryerde kayıtlı hale gelince, herkes denetim altında olacak, gözetim altında tutulacaktır. Modern iktidar büyük gözaltıdır. (MİCHEL FOUCAULT)

1542 NECATİ DEMİRCİ/ANKARA 18/04/11 07:55 02/03/2012 10:52
BİLGELERİN ÖLÜM TÜRKÜSÜ

Ölümün üstüne sünger çekin
Yaşayandan başkası bilmez yaşadığını
Ölümü zambaklarla süslemeyin
Giden aldı götürdü yanlışını

Geriye umut kalmış gibi
Acıyı anılarla beslemeyin
Vazoya dün koyduğunuz çiçeği
Kısaca herşeyiyle astığınız gerçeği
Ölü resimleriyle süslemeyin

Yalnızlığa o kadar gücenmeyin
Saplanmayın bilgi kitaplarına
Çaresiz kalanı da anlayın
Sıradan sevinçleri küçük duyarlıkları
Akşamcılıkları hoş karşılayın

Sakın ölüme geç kalmayın
Kızmayın çanları erken çalana
Ölü evlerinde toplanmayın
Hele yaşadıysanız hiç korkmayın
Ölüm el sürmez yaşayana

Yazar : AFŞAR TİMUÇİN

1543 esat/ 18/04/11 01:13 02/03/2012 10:51

KUTLU DOĞUM

evel hüda ahir hüda
hüda sana canlar feda
nasıl iner göze perde
kutlu doğum haftasında

zahir sende batıl sende
o bendeki akıl sende
verdiğin o ruh bedende
kutlu doğum haftasında

eller sana kaldırıldı
nebi nura daldırıldı
ümmü cihan güldürüldü
kutlu doğum haftasında

zikri dilden kesmeyelim
kimselere küsmeyelim
sevgileri besleyelim
kutlu doğum haftasında

ya rab mahmud kulun nebi
ümmetide ahmed dedi
cibril muhammedimSAV dedi
kutlu doğum haftasında

anam,babam feda gül’üm
bir işaret bende gelem
nikabına bakıp gülem
kutlu doğum haftasında

kainat divanda sana
sular oldun susayana
seni içsem kana kana
kutlu doğum haftasında

kıtmir’in olsam yoluna
bir ışık allah kuluna
acı ümmetin haline
kutlu doğum haftasında

kim ağlar kimi dellenir
kim zikreder kim eylenir
bilmemki neler söylenir
kutlu doğum haftasında

güneş sensin bizler yıldız
günah gece sense gündüz
seni bekliyordu sündüz
kutlu doğum haftasında

mağrip,maşrık birleşmişti
kabe cennet eşleşmişti
tüm güzellik netleşmişti
kutlu doğum haftasında

Esat

1544 Kozacı/ 17/04/11 22:15 02/03/2012 10:49
AŞK!
Herkesin kendine göre bir aşk tanımı vardır...
Cemal SAFİ’Nin tanımını okumak ister misiniz?
AMA AŞIK OLANA TARİF NE GEREK!
AŞIK OLMAYANA DA NE SÖYLENSE AZ GEREK!
SAYGILARIMLA.
@@


Tek Hece (Aşk)

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim!
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim.

Kimsesizim hısmım da yok hasmım da...
Görünmezim cismim de yok resmim de..
Dil üzmezim tek hece var ismimde,
Barınağım gönül denen yer benim.

Bülbül benim lisanımla ötüştü,
Bir gül için can evinden tutuştu,
Yüreğime toroslardan çığ düştü,
Yangınımı söndürmedi kar benim.

Niceler sultandı, kraldı, şahtı;
Benimle değişti talihi bahtı;
Yerle bir eyledim tâc ile tahtı;
Akıl almaz hünerlerim var benim.

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim’i,
Her oyunu bozan gizli zor benim.

İlahimle Mevlana’yı döndürdüm,
Yunusumla öfkeleri dindirdim,
Günahımla çok ocaklar söndürdüm,
Mevla’danım; hayır benim, şer benim.

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin’di;
Hatrım için yüce dağlar delindi;
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi;
Kuvvet benim, kudret benim, şer benim,

Yeryüzünde ben ürettim veremi;
Lokman hekim bulamadı çaremi;
Aslı için kül eyledim Keremi;
İbrahimin atıldığı kor benim.
Benim adım AŞK!

Cemal safi



1545 Cemal Çamlı/ 17/04/11 10:51 02/03/2012 10:48
Kurtuluş’a,
Alıntılarınızın çoğu ders verir nitelikte.Tabiki okuyanın algılaması,bakış açısı farklı olabilir.Kendi adıma faydalandığımı söyleyebilirim.Teşekkürler.

1546 KURTULUŞ/ 17/04/11 05:30 02/03/2012 10:47
Bir çağ ölürken, yenisinin henüz doğmadığı bir zamanda yaşıyoruz. Evlilik biçimlerinde, aile yapılarında, dinde, teknolojide ve neredeyse yaşamın tüm diğer yüzlerinde kökten değişiklikleri görünce şüphemiz kalmıyor. Bu sarsıntı çağında, duyarlılıkla yaşamak gerçekten cesaret istiyor.

Bir seçimle yüzyüzeyiz. Dayanaklarımızın sarsıldığını hissedince kaygı ve panik içinde geri mi çekileceğiz? Böyle davranırsak geleceğin biçimlendirilmesine katılma şansımızdan feragat etmiş olacağız. İnsan varlığının ayırt edici öz niteliğini elden kaçırmış olacağız: Kendi evrimimizi, kendi farkındalığımızla etkileyebilmeyi...

Yoksa gerekli cesareti toplayıp, kökten değişiklik karşısında duyarlığımızı, farkındalığımızı ve sorumluluğumuzu koruyabilmek için zorunlu olduğumuz cesarete sımsıkı sarılabilecek miyiz?

Yeni bir şeyler yapmaya çağrılıyoruz, ayak basılmamış bir toprakla yüzleşmeye... Geleceğe doğru yaşamak bilinmeyene doğru sıçramak demektir; bu da hali hazırda emsali olmayan ve pek az kişinin kavradığı dereceden bir cesareti gerektirir.(ROLLO MAY)

1547 Av. Mehmet Önder/ 16/04/11 11:17 02/03/2012 10:40
Şefika hanım,

Bu yazıyı Mehmet abi adına ben koydum bu güzel siteye. Bu sitenin okuyucuları gerçekten seçilmiş ve iyi okuyucular. Edebiyatı iyi bilen ve iyi yorumlayanlar. O yüzden herkes okusun istedim. İlginize teşekkür ederim.

Sornuzun cevabına gelince: "Sen hep küçükmü kalacaksın, yarın büyüyeceksin" demekti.

Hoşçakalın

1548 KURTULUŞ/ 16/04/11 06:21 02/03/2012 10:39
Düş kurarken bile dünyanın nesnel gerçekliği rehberlik eder bize. Aynı şekilde dünya tasarımlarken de düşlerimizin rehberlik ettiğini söyleyebiliriz. kısaca bu, biri olmadan diğerinin gerçekliğe ulaşamadığı iki kutuplu hem öznel hem nesnel bir ilişkidir. Şiir şairin durduğu yerden başlar. Şair şiirin gidebildiği en son noktada bulunmalıdır. Dünya ile ilişkimizin nesnel bir gerçekliği olduğu açıktır. Ama bu kadar da basit değildir. Dünya ile benlik arasında ve benlik ile dünya arasında kesintisiz bir diyalektik süreç süregider. Bu iki kutuptan her birinin varlığı diğerinin varlığına delâlet eder. Ve bunlardan birinin yoksanışı her ikisinin de anlaşılmasını olanaksız kılar bu yaratıcılığın hiçbir zaman öznel bir görüngü olarak sınıflandırılamayacak olmasının nedenidir; yaratıcılık asla basit bir biçimde kişide olup bitenlerin terimleriyle incelenemez.(ROLLO MAY)

1549 Şefika Turgut/ 15/04/11 23:31 02/03/2012 10:38
Sayın mehmet önder bey
Anı yazınız çok güzel elinize dağlık.Mozula ve zevli kelimeleri sanırım yöresel.Anlamlarınıda yazarsanız memnun olurum.

1550 TİMUR ÇELİK/BU ÖĞRETMENE ŞAPKA ÇIKARI 15/04/11 15:18 02/03/2012 10:38
Sayin misafirlerimiz, Sari-Siyahli camianin degerli mensuplari, sevgili arkadaslarim ve sevgili ogrencilerim,
Bir 18 Mart toreninde; nedense adi son zamanlarda -Sehitleri Anma Gunu- olarak degistirilmis olan Canakkale Zaferini kutladigimiz gunde beraberiz.
Bugun 18 Mart 2011. Yani 18 Mart, 96 yil sonra bugun; Canakkale Zaferleri nin simgesel kutlama gunudur. Simgesel diyorum cunku Canakkale Savaslari 1916 ya kadar devam etmistir. Elbette Deniz Savaslari nin kazanildigi gundur 18 Mart. Ancak kara savaslari butun hiziyla aylarca devam eder. Tarihin en kanli savaslarindandir Canakkale Kara Savaslari.
Gelibolu gibi ufacik bir kara parcasinda; deyim yerindeyse avuc ici kadar bir toprakta yasanir. Oyle ki; olen insanlar ayaga kalkacak olsa, savastiklari alana sigmaz. Canakkale Kara Savaslari ndan soz etmeden; boyle bir gunu yalnizca -anma- gunune cevirenlerin zihniyetleri, gerceklere, tarihe ve bize uzaktir.
Bu savaslarin bas sorumlusu Ingiliz Bahriye Naziri yani Denizcilik Bakani Churchill soyle diyor: -Yenilmez armadamizin ucte biri sulara gomuldu. Ucte biri kullanilamaz hale geldi. Basarisizligimiz savasi 2,5 yil uzatti. 8,5 milyon Avrupalinin olumune neden oldu. Rusya da komunistler yonetimi ele gecirdi. Bu olaylar vuku bulurken 30 milyon insan oldu. Biz Bogazi gecemeyince; Muslumanlar, diger Asyalilar, Avrupa nin ihtisamindan suphe etmeye basladilar. Biz Hindistan, Pakistan, Benglades teki gucumuzu kaybettik; diger Avrupalilar da somurgelerindeki guclerini-
Evet! Churchill in kendi ifadesidir. Canakkale Savaslari ndan 6 ay sonra, kendinin ifade ettigi basarisizligindan dolayi rutbeleri tenzil edilmis, Ingiliz Bahriye Nazirligi ndan istifa etmek zorunda kalmis, savas konseyinden uzaklastirilmistir. Canakkale Zaferimiz uzerine bir savas lideri olarak gorev yapmasina imkan kalmayinca, bir asker olarak ulkesine hizmet etmek istemis, o zaman da kendisine tenzil-i rutbe ile ancak binbasi rutbesine karsilik gelen tabur komutanligi gorevi verilmistir.
Tarihin garip tecellilerindendir. Bir baska komutan Canakkale Savaslari ndaki basarilarindan dolayi Nisan 1916 da Tumgenerallige yukseltilmistir. Tumgenerallik rutbesini getiren Ariburnu, Anafartalar, Conkbayiri, Kirectepe isimleriyle ozetlenebilecek zaferleridir. Biz O na Ataturk dedik.
Canakkale Savaslari, gokten saf saf inen sakalli, sarikli, yesil cuppeli ruhani varliklar tarafindan kazanilmadi. Canakkale Savaslari, aniden bastiran sisler, 3 ler 7 ler 40 lar nedeniyle de kazanilmadi.
Canakkale Savaslari -dinlerin savasi-dir diyenler ne buyuk hata icindedirler. Siz hazirliktayken birlikte gormedik mi Ingiliz mezarliklarindaki Musluman Ingiliz askerlerinin isimlerini? Bundan daha vahimdir, Canakkale de kiran kirana bir mucadele yasaniyorken, guneyde Musluman Araplar in, Ingilizler le ittifak yaparak, yine Musluman olan Turklere saldirmasi.
Bunlari mutlaka bilmelisiniz. Canakkale dinlerin savastigi yer degildir. Devletini ve baskentini kurtarmaya calisan Turkler in, emperyalist batiyla yuz yuze geldigi yerdir. Cok dar bogazdir. Cok da zor.
-Canakkale Zaferi-nden ya da -Sehitleri Anma Gunu-nden soz ederken, Mustafa Kemal adini soylemekten cekinenler; ya da bilincli olarak soylemeyenler hakkinda verilecek hukmu size birakiyorum.
Diyor ki Mustafa Kemal Ataturk; -Millet bosuna olmez, kan bosuna dokulmez. Eger zaferler o milletin hayatinda derin degisiklikler yapmazsa ve de ona mill� guven saglamazsa, bazi budalalarin, onunla boburlenmesinden baska bir ise yaramaz.-
Canakkale Savaslari ve Zaferleri Turkler in hayatinda derin degisiklikler yapti. Oncelikle;
�Mustafa Kemal adi bayrak bayrak dalgalandi Anadolu da,
�Bu zaferler, sayak kalpakli, cakmak gozlu devin milli liderligini hazirladi,
�19 Mayis 1919 da Samsun da Turk Kurtulus Savasi ni baslatiyorken, O nu Canakkale deki zaferleri nedeniyle taniyan bir Anadolu halki ile kucaklasti,
�Sayak kalpakli, mavi gozlu dev, milletinin hayatinda derin degisiklikler yapti.
�Hem de padisah olmadan, halifeligi kabul etmeden, seyh-sih-hoca-dervis-evliya sifatlarinin arkasina siginmadan,
�Insanlari, ummeti olarak degil, milleti olarak arkasindan surukleyerek derin degisiklikler yapti,
�Ummet ve kul iken daha kolay yonetilecek halkini, vatandaslik bilincine ve birey olma ozelliklerine kavusturarak, derin degisiklikler yapti milletinin hayatinda.
Bu dev adam, 300 yildir ihmal edilmis, cehalete terk ve teslim edilmis Anadolu bozkirindan buyuk bir vaha yaratti. Butun bunlari okuyup-ufleyerek, dini siyasete alet ederek, yuzyillardir olageldigi gibi gucunu arttirabilmek icin sirtini din adamlarina dayayarak yapmadi.
Ulkemin umudu, yaslanacagim gunlerin sigortasi olan gencler; siz Istanbul Liseliler bunlari mutlaka bilmelisiniz. Unutmamalisiniz. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunamaz. Bu gorus ve anlayisla;
�Iyi dusunen ve dusunduklerini uygulayan,
�Hicbir kurum, kisi ya da cemaatin siz ve dusuncelerinize hukmedemedigi,
�Ozgurlugun bedelini cok agir odemis bir milletin mensubu olarak, ozgurlugun degerini iyi bilen,
�Hicbir bedel karsiliginda dusuncelerini ve kimligini satiliga cikarmayan,
�Bilgilerini su veya bu turlu dogmalardan degil, bilimden kaynaklandiran bireyler olacaginiza inaniyorum.


Gul YAYLA


«« İlk Sayfa    « Önceki      Sayfa 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267      Sonraki »    Son Sayfa »»
   (Toplam 2667 Kayıt )   

Tüm Hakları Saklıdır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları  yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması  5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Yazarların yazıları sitemizi bağlayıcı değildir. Tüm sorumluluk yazarlarımızın kendilerine aittir.